www.ekimhazal.blogspot.com / MànìK`DépréSìf ruh hàLìné ßuLànmış $ìzOfrénìk..

12/8/2009 - Hanımelleri..

Sen seviyorsun diye güzeldi belki de hanımelleri..
Sen sevmesen bana o kadar güzel kokmayacaktı sıcak yaz günlerinde..
Ama yaz bitiyordu, koku da..
İçindeki biz gibi, aşkın gibi..
Hiç sonu gelmeyecekmiş gibi yaşadığımız zamana inat tükenmekteydi..
Oysa ben orada öylece kalabilir, dört mevsime inat seninle her an yazı yaşayabilir, kasımpatına, papatyaya, kırmızı bir güle bile inat hanımellerinde boğulabilirdim seninle..

Sen istemedin
Ama
Ben gitmedim..


Güle tapanlar vardı..
Hatta beni o taptıkları güllerin tahtına oturtmaya meyli olanlar..
Yapamadım..
Hiçbiri seninle hanımellerini koklamak gibi değildi..
Hem onlara her mevsim birdi, bizim gibi yazın açanlara tutkun değillerdi..

Sen istemedin
Ama
Ben kaldım..


Ayrılamazdım..
Yaz bana seninle güzeldi..
Hem gitmezsem olmayışının gerçekliğiyle yüzleşmemek işime gelirdi..
Kendi kendime bile söyleyemezken bu en mahrem yaramı söyle kim baş edebilir ki..?

Biliyordum..
Ne bu sıcaklık, ne bu koku..
Senin olmadığın hiçbir yerde yoktu..
Ama buraya gelecek, bu sıcaklığı yaşayacak, kalbi elinde insan çoktu..
Ve benim de savaşacak gücüm yoktu..



Belki yeni yeni fark edersin sevgilim..
Ben kendimi kandırmaya gittim..

Olur da eski alışkanlıklarını anarsan birgün,
Beni unuttuğun o saklı bahçendeyim. ~



içimden geldi yazayım dedim (: Gerçekten çok uzun zaman olmuş.. Yeniden burda olmak güzel (:
EkimHazal.*
(her hakkım saklıdır.)

Yorum (yok) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

23/12/2008 - Karışmasın Kimseler Bize..

Ah dayan, bırak yollar girsin aramıza.. Söz sana, başka bir ten giremez koynuma!

(Evet çıkar ağzınızdan bu sözcükler, beklemenin ayrılığın zehrinin yavaş yavaş aktığını hissedersiniz.. Herşeye rağmen direnmek, verdiğiniz sözlerinize inanmasını sağlamak istersiniz.. Sizin kadar güçlü olmasını bekler, sevgisinden bu kadar çabuk vazgeçemeyeceğini düşünerek kendinizi kandırmaya çalışırsınız.. Nasıl bu kadar anlayışsız olabilir ki? Zaman istediği gibi gelip geçsin! Ondan başkası olmayacak benim için! diye çırpınır durursunuz kendi içinizde ama mesafeler O'na sandığınız kadar da hafif gelmemektedir..)

 

Geçer zaman durmaz akar kör kuyuya, ben beklerim yenik düşmem ucuz oyunlara!

(Gerçekten de böyle olabileceğine kendinizi çoktan inandırmışsınızdır. Uzakta ki sevgili size o kadar zor gelmemektedir. Zamanın sizden alıp gidebileceklerini farketmemiş, farketseniz de umursamamışsınızdır. Sevginiz O'nu herşeyden üstün kılmış, gözünüzdeki mükemmeli zamanın oyunlarının alt edemeyeceğini kulağınıza çoktan fısıldamıştır.. Oyunun karşılıklı oynandığını unutarak bencil bir sevdayla yenik düşmeyeceğinizden bahsedersiniz.. Halbuki oyun çoktan bitmiş, son hamleler çoktan yapılmıştır bile.. )

 

Dayan, üzülme..

( Ağzınızdan döküldüğünü farketmessiniz bile.. Aslında gerçek düşünceniz bu değildir belki de.. Onun sizi düşünüp düşünmediğini, bu ayrılığın onu yıpratıp yıpratmayacağını ve gerçekten üzülüp üzülmediğini geçirirsiniz aklından.. Şeytan tuhaf bir şekilde fısıldar kulağınıza; " Gerçekten sevdi mi ki acaba?" Zihninizin oyunlarıysa ona bu sözcükleri iletmemektedir.. Her zamanki gibi düşündüklerinizi yutmuş, sahte bir tonla dilinizden çıkanlara mahkum olmuşsunuzdur.. )

 

Sen meleğim, hiç durmadan ağlardın niye? Gitme, ben demedim! Bağlanmaktan korkarsın diye..

(Gözyaşları.. Onu o kadar masum kılar mıydı gerçekten? Neredeydi sözler veren, aşkı için ağlayan, çabalayan? Hani oydu ya sizi sizden çok seven? Bu kadar kolay vazgeçebildiği bir aşk için döktüğü gözyaşları ne kadar gerçek olabilirdi ki? Kafanızı karıştıran bütün bu sorulara rağmen içinizde bir yerlerde masum kalan yanınız O'na "gitme" der.. Yediremediğiniz şeylere inat "gitme".. Hayatına girecek yeni insanlara, yeni aşklara, başka tenlere inat " gitme" dersiniz.. Sonra ayaklarınızın altında can çekişen gururunuz gelir aklınıza.. Sahi nerelerdeydi? Kendinizi ezdirmediğiniz, kimsenin yanında ağlamadığınız ve sizi üzenlere kararla "git" diyebildiğiniz o gururunuz neredeydi? Bahaneler uydurmaya başlarsınız.. Herşeyi bir nedene bağlamak zorunda kalmışsınızdır artık.. "Gitme!" bunu söyleyen ben değilim aslında! " Git! Ben sadece .. " der ve kalırsınız.. O'nu özleyeceğinizi, hep seveceğinizi, bekleyeceğinizi ancak kendi kendinize haykırırsınız.. Sonra onu da anlarsınız.. Bu kadar engele inat ondan beni beklemesini istemek adil midir? diye düşünürsünüz.. Rahat bırakmaya karar verseniz de içinizde kopan isyanların, soruların yanıtını hiçbiryerde bulamayacağınızı bilirsiniz..)

 

Can yeleğim, karışmasın kimseler bize..

(Can yeleğinizdir o sizin, herkesin incittiği, omzunuza binen her yükün ağırlaştığı anlarda sığındığınız sakin bir limandır.. Sizi her zorluktan kurtaran, yanlızığınızı en önemlisi aşkınızı paylaşandır O.. Aranıza birilerinin girmesine nasıl tahammül edebilirsiniz ki? İsyan edersiniz.. Mesafelere, zamana, 3.tekil kişilere.. Kimsenin dokunmadığı, sadece ikinize ait bir dünya istersiniz gerçek olmayacağını bile bile..)

 

Gör beni, körelmesin kalbim uzaklarda..

(Herşeye rağmen kopmamayı istersiniz.. Sizi unutmamasını, doğumgününüzde ya da günün herhangi bir vaktinde çalan telefondan onun sımsıcacık sesini duymayı istersiniz.. Bunun olmayacağını bile bile beklersiniz.. Uzun zaman kendinizi çalan telefonlara, gelen mektuplara koşmaktan alıkoyamazsınız.. "Unutma" dersiniz içinizden defalarca.. "Benim seni unutamayacağım gibi sen de beni unutma!"..)

 

Hiç düşünme mühür vurdum dudaklarıma..

(Son sözcüklerdir belkide ağzınızdan dökülen.. Bir kez daha anlamasını ve unutmamasını istersiniz.. "Senden başkası dokunamaz bana!" Herşeyin birgün bıraktığı yerden devam edebileceğini hissettirmek istersiniz belki de.. Umrunda olmasa da, O başka bedenlere alışmak zorunda kalsa da kendinizi kapalı bir kutuda saklayacağınıza dair sözler verir durursunuz..)

 

Karışmasın! Konuşmasın! Dokunmasın! Kimseler bize..

(Gittiği an, ya da herhangi bir isyan krizinde ağzınızdan çıkan sözcüklerdir bunlar.. Şüphesiz kaderinize hatta Allah'a bile isyan vardır dilinizde.. Arkasından odanıza kapanıp saatlerce, günlerce ağlamak istersiniz.. Ağlayamazsınız.. Kendinizi birlikte geçirdiğiniz zamanların hayaliyle uykuya bırakırsınız.. Başka hiçbir ilacın tesiri olmadığını bilirsiniz çünkü..)

 

Gel artık! Vakit geldi! Canıma yetti! Özledim çok!

(Gidişinin kaçıncı günü olduğunu bile saymaktan vazgeçmişsinizdir artık.. O kadar çok gelmiştir ki geçen zaman size tak etmiştir tam anlamıyla canınıza.. Gittiğinden beri ona defalarca yenilip attığınız mesajları bi kenara atıp, arayıp yalvarmak istesiniz.. Gideli kaç gün olursa olsun içinizdeki "O" hep aynıdır çünkü, hiç değişmemiş hep en sevdiğiniz haliyle kalmıştır orda.. Özlemleriniz bırakın yeni birşeyler yaşamayı, başkasının adını ağzınıza almayı bile haram kılmıştır size.. Ne kadar büyük olduğunu düşünürsünüz sevginizin.. Aynı zamanda da size büyük gelen O'nun sevgisinin ne kadar küçüldüğünü gözyaşlarıyla izlersiniz.. Ama hepsine inat deli gibi özlersiniz yine de.. "Gel artık!" deseniz de gelmeyeceğini bilirsiniz.. Gidenin gelmediği gibi yine isyanınız sadece kendinizedir.. Umut etmekten başka hiçbirşeyiniz kalmamıştır.. Kim bilir, belki bir gün geri gelir..

 

o7.aralık.o8 Pazar

12:22

 

~ ekim hazal
* sizlerleyim yeniden.. (:


Yorum (2) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

1/1/2008 - sanırdım ki..

 

 

"..hayatı öğrenmek için
oyuncaklarımla oynardım çocukken..
ve sanırdım ki
oyuncaklar gerekir sadece çocukken..

oysa şimdi
hayatın elinde
son kullanma tarihi belli bir oyuncağım ben.."

 

Yorum (1) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

1/1/2008 - ..

 

 

Çocuk selam verdi,kız karşılık verdi.
Çocuk anlattı,kız dinledi.
Çocuk sevindirdi,kız sevindi.
Çocuk üzüldü,kız üzüldü.
Çocuk hoşlandı,kız hoşlandı.
Çocuk sözler verdi,kız inandı.
Çocuk düşler yarattı,kız içinde yaşadı.
Çocuk sevdiğini söyledi,kız sevdiğini söyledi.
Çocuk üzmeyecekti,kız üzüldü.
Çocuk çok sevdiğini söyledi,kız çok sevdi.
Çocuk gelecekti,kız bekledi.
Çocuk sabırsızdı,kız sabretti.
Çocuk deliler gibi sevdiğini söyledi,kız deliler gibi sevdi.
Çocuk geldi,kız gördü.
Çocuk uzaklaştı,kız yakındı.
Çocuk hiç bırakmayacaktı,kız yalnız kaldı.
Çocuk ağlattı,kız ağladı.
Çocuk söyledi,kız bitirdi.
Çocuk gitti,kız bitti.
Çocuk kalp kanattı,kızın kalbi kanadı.
Çocuk satırları sildi,kız sayfayı kopardı.!!

 

 

 

 

Yorum (2) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

1/1/2008 - ke$ke..

 

 

Asla çözemediğim kurallarıyla beni hep dışına sürükleyen hayata yeniden tutunmaya çalıştığım tek yerin sna duyduğum bu derin aşk olduğunu bilmedin hiç...Kendimi değil sni seçtiğimi bilmedin... Bana aşık olmadığını bile bile ,orada kalabalıklardan uzak bir aşkı snnle paylaşabilmek için vazgeçemeyeceğim hiçbir şey olmadığını söyleyebilseydim...İçinde yaşadığım yozluğun bana vaat ettiği geleceği değil,her bir anını sna duyduğum derin aşkla,özlemle anlamlandırabileceğim bir haytı tercih ettiğimi...Bütün ömrümü,snnle paylaşmayı düşlediğim o tek şarkılık tangoyu bekleyerek geçirebileceğimi...

 

Sni ait olduğun çevre için değil
bana ait olman için değil
karşılığında beni sevmen için değil
Sadece sen olduğun için sevdiğimi

 

 

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>ke$ke söyleyebLsydim..

 

 

* 30.12.2007

 

yeniden. (:

Yorum (yok) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

30/11/2007 - # ekmhzL

 

Yaşadıklarını yazmak…

 

Nerden başlamalıyım bilmiyorum… Derin bir nefes alıp, havayı bronşcuklarım patlayıncaya kadar içime doldurmak istiyorum.Yaşadıklarımı unutmak, bembeyaz bir sayfa açmak ve o sayfada her şeyin istediğim gibi, yolunda gitmesini diliyorum.Sadece dilemekle kalmıyor bunun için son çırpınışlarımı yaşıyorum…

 

Farklılığını hissetmek…

 

Herkes evinde, işinde, mutlu mesut yaşarken benim hayatımın bu kadar yorucu ve sıkıcı olması benim elimde mi acaba? Farklı filan değilim bunu kesinlikle reddediyorum.Herkesin kendine göre sıkıntıları ve ağır gelen dertleri vardır bunu da inkar etmiyorum! Ama “yorulmak” fiilini hayatımdan silmek yerine “mutluyum” , “huzurluyum” tarzı fiiller yerleştirmek istemiyor değilim hani…

 

Gözlerin akarcasına ağlamak…

 

Ağlıyorum… Nefesimi tutup, hıçkırıklarımı gizliyorum herkesden.Yaşadıklarım bir rüya olsa, çığlık atsam ve bitse bu sessizlik.Normal midir bu kadar ağlamak? Her güldüğün anın bedelini iki kat gözyaşlarıyla ödemek.Annenin kucağı yerine yastığına sığınmak, babanla konuşmak yerine aynada gözlerinin içine bakarak kendinle konuşmak… Yalnızlığı iliklerinde hissetmek.En kötüsü de bu durumdan seni kurtaracak birilerinin olmadığından emin olmak… Ağlarken “o” nun başkalarıyla gülebildiğini düşünmek… Öldüğünü zannedip, ölüm acısını yaşarken binlerce kez tatmak…

 

 

Konuşmak isteyip, sonsuza dek susmak…

 

Kelimelerin parmaklarından ya da dilinden dökülebildiği o muhteşem ânı hayal edip mutlu olmak… Belki böylesi daha iyi olur diyerek vazgeçmek ve yine susmak… Kendine yenildiğini hissetmek, onu susarak kaybedeceğinin farkında olmak, yine de buna boyun eğmek… Konuşarak hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini zannetmek… “O” nun tek bir kelimesi için saatlerce beklemek, asla yazmayacağını düşünmek ve “o” yazana kadar yine susmak… Düşünememek, karar verememek, onsuz olamadığını hissetmek ve sonsuza dek susmak…

 

Uzaktan bakmak…

 

Öylece seyretmek… “O”nu başkalarıyla yakıştıramamak, başkalarıyla ilişkilerine uzaktan bakıp yorumlar yapmak… Başkalarının laflarına bakarak çıldırmak… Yeniden yastığına sarılıp gece boyunca ağlamak, sızlanmak ve hayaller kurmak… Hayallerde boğulup, uykulara dalmak… Sabah uyanınca hayallerinin bittiğini anlamak, yokluğunun farkına varmak, uyanmak…

Başkalarını görmek, duymak, bilmek ve uzaktan bakmak…

 

Kaybetmek…

 

Yokluğuna yeniliş… Yeni insanlar tanımasına izin vermek, kaybettiğini hissetmek… Gülüşünü görmek, başka kollarda, başka insanlarla… “O”nun öyle mutlu olduğunu düşünüp, ufak bir tebessüme bürünmek… “O” mutluysa, ben de mutluyum diyerek kendini kandırmak, yolun sonuna geldiğini hissetmek… Acı bir gülümsemeyle ama dostça olmasını bilerek “mutluluklar” demek… Unutulma duygusunun yavaş yavaş ufukta olduğunu görmek…

 

Ölmek…

 

Her güzel şey gibi bununda bittiğini fark etmek… Acı, tatlı günleri hatırlamak, eski hayallerini yineleyip acı acı gülümsemek… Her ilişkinin böyle bittiğini kendine yedirememek… Başkalarının nasıl bu kadar mutlu olduğunu düşünmekten kendini alamamak.Bittiğini anlamak, unutulmak, unutamamak, ölmek…

 

 

                                                   *eKimhazaL .. (:

 

 

Yorum (1) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

5/8/2007 - ağLadığımı kimseye söyLeme anne!!

 

Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni güçlü biliyor...
Onlar beni, en zor günümde bile ayakta biliyor...
Ben aslında gülerek geçirdiğim günün akşamı evde ağlarken...
Onlar benim içimin sızladığını, yüreğimin yandığını bilmiyor....

Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni kral belliyor...
Onlar beni, kızdımı dünya yakacak insan belliyor...
Ben aslında onun gözlerine bile bakmaya kıyamazken ...
Onlar benim erkek uğruna üzüleceğimi tahmin bile etmiyor...

Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni ağlamaz biliyor...
Onlar beni ,üzüldüm mü bulunduğum sehri bulutlar kaplar biliyor...
Ben aslında odama kapanıp sitem duygusuyla bir köşeye sinerken...
Onlar, beni hiçbirşeyin sarsacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyor...

Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar bunu hiç bilmiyor...
Onlar için ben en sağlam köprülerden daha sıkı bağlıyımdır hayata...
Ben aslında ölümle yaşam arasındaki ince çizgiden

Bir o yana bir bu yana giderken...
Onlar benim için

Hayatın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu bilmiyor !!! 

 

[alıntıdır..]

Yorum (2) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

5/8/2007 - yine.. yeniden..

 

 

Bana Ağlamayı Öğrettin...

 

Giderken bile acıtmadı gidişin canımı... melek gibisin, gidişin bile bir başka.

oysa nasıl severdim seni, gidişin bitirmeliydi beni.

dolanmalıydım ayaklarına yalvarmalıydım gitmemeliydin öylece sadece, ağlamakla yetinmemeliydim....

 

Evet ağlamak, ağlamak diyorum sana... ben ilk defa sen giderken ağladım yıllar sonra. ellerim ilk defa dokundu gözyaşlarıma, dudaklarım ilk defa böyle acı bir yağmura değdi.ben ilk defa ağladım yıllar sonra.

sen giderken gözyaşlarımı dışa vurmayı öğrendim, belkide bu yüzdendi nedensiz gidişin... içimdeki denizlerin son damlası olacaktı o yaşlar, o yaşlar içime aksaydı son nefesim olacaktı o anlar...

 

Sen bir yaşam armağan ettin bana, bense sadece denizler büyüttüm içimde sana sonsuz gözyaşları verdim uğruna ben hayatımca sana ağladım içli içli, içten içe....

şimdi avuçlarımda; tadı bozuk, biraz fazla tuzlu, içinde sevdamın tohumlarıyla bir avuç gözyaşı var... yolun açık olsun bakma ardına ben bir ömür daha ağlarım sana....

 

Yılllar sonra öğrettin ya bana ağlamayı, düşmez artık ellerimden oyuncak gibi gözyaşları... dinlediğim ilk ayrılık masalı değildi ama çıkmaz aklımdan böylesi bi masal baştan baştan okumakla bıkılmaz, yorulmaz gözlerim seni beni bizi, bizi tekrar tekrar okumaktan...

böyle gidilmez, gidilmez sevgilim ağlamayı öğrettin... gitmeyi öğreteyim bende sana iz bırakmadan, yalnız, ani ve suskun....

 

Bunu Yapmalıydın En Azından Bunu Hakkediyordum!..

yaşanmış hiçbirşeye acımadan, ardına hiç bakmadan, yalnızlıktan korkmadan, gizlice bitirmeli

iz bırakmadan....

 

HOŞÇAKAL  Benden Uzakda Ol Bana Görünme Tek İsteğim Bu!..

 

[alıntıdır..]

 

Herkese yeniden "merhaba" arkadaşlar.. Uzun süredir aranızda yoktum ama inanın geçerli nedenlerim wardı gerek yaşadığım mutluluklar gerek yaşadığım karmaşalar beni net hayatından biraz uzakta tuttu.. Ne kadar uzakta kalmayı seçsem de dayanamayacağımı biliyordum :) Yeniden sizlerleyim.. Kendinize iyi bakın yeni yazılarda görüşmek üzere.. :)

 

[sHe]zofren!!

 

Yorum (1) :: Sende bir yorum yap! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

ßen!

éftén püftén ßìr $ìzofrénìn kàLémìndén... ___________________________________________________ * I'm no angéL, ßut pLéasé don't think that I càn't cry ___________________________________________________ " Gittiğin her yere başka aşklar bırakır gibiydin.. ...ve peşinden gelen,..üstüne basıp gittiğin kalp kırıklarının yanından dolaşıp geçen bendim.. hepsi ayrı renkte solmuştu aşklarının..ve hiçbiri iyileşmiyordu açtığın yaraların.. teselli etmek istedim..birşey diyemedim,n

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ßütün yazıLarım
e-posta

Kategoriler

yoL arkadaşLarım!

bicem
toski02
sahildekibank
obsesif
sukrantutkun
karsinojen
yalvarma
yagmurtuana
o0nas0o
fatoscb
mns
sonkarahindiba
ahuozturk
nursalkimi
paroles
plotonigim
yagmurcagla
turkuasss
maviidusler
maviyaprakdokumu
turkceciyim42
tempi05
chiitlembiick89